KİTAPLAR ACILARA İLAÇ GİBİ GELİR…

Şubat 24, 2007 at 7:29 am (YAYINLANMIŞ YAZILARIM)

  

“Okumak, benim için

hayatın verdiği acılara karşı

eşi bulunmaz bir panzehir oldu daima…

Çeyrek saatlik okumanın

gideremediği sıkıntım olmamıştır.

(Montesqui)      

 

Başlık size çok mu tuhaf geldi? “Ne alakası var kitap okumakla sıkıntı gidermenin?” dediğinizi duyar gibi oldum.  Bu söz ve bu yaklaşım tarzı sadece bana ait değil. Kitap okuma sevdasına tutulmuş, bilgi pınarlarından su içmiş yüzlerce insan bu gerçeği bilir. Buna inanmanız için bu duyguyu yaşamanız gerekir.

Her insanın hayatında çok canınızın sıkıldığı belli başlı dönemler vardır. Bunlar bazen kişisel sebeplerden, bazen hayatın getirdiği keskin virajlardan, bazen ailenizden, bazen iş arkadaşlarınızdan kaynaklanan sıkıntılardır.

Üniversite ikinci sınıfındayken özel hayatımda yaşadığım bazı sıkıntılardan dolayı psikolojik olarak çok sıkıntı yaşadım. Bir dönem öyle bunaldım ki iştahtan kesildim. Yemek yiyemez oldum. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 3 Yorumlar

Kavgacı doğulmaz, kavgacı olunur

Şubat 24, 2007 at 7:22 am (YAYINLANMIŞ YAZILARIM)

 

Son yıllarda Türkiye’de en çok konuşulan olaylardan bir tanesi de “Okullarda Şiddet” başlığı ile verilen haberlerdir. Okullarda kavgaların arttığı da bir gerçektir. Sadece ülkemizde değil, gelişmiş ülkeler dahil, dünyanın her yerinde öğrenciler arasında kavgalar oluyor. Son yıllarda bu kavgaların artmış olması da sadece bize ait olumsuz bir gelişme değil.

Almanya ve Amerika gibi ülkelerin okullarında da kavgalar, son on yılda, daha fazla yaşanmaya başladı. Okulu basan öğrenciler, öğretmenlerini bıçaklayanlar, sınıf arkadaşlarıyla kavga edenler – bıçaklayanlar sürekli dünya gündemini meşgul ediyor.

 

Ülkemizde özellikle “Kurtlar Vadisi” dizisi eksenli yapılan tartışmaları seyrediyoruz sürekli. Bu kavgaların artmasından rahatsız olan herkes fikrini beyan ediyor. Bu tartışmalar “tek bir dizi” ekseninde yapıldığı için sorunun gerçek sebebi üzerinde pek konuşulmaz oldu.

 

Okullarda şiddetin artmasının “Kurtlar Vadisi” ile hiç alakası olmayan üç farklı sebebi üzerinde herkesi düşünmeye davet ediyorum. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Bizi anlayamayan Japon

Şubat 24, 2007 at 7:19 am (Hayatı Anlamak)

Bir Japon, İstanbul’da geçirdiği bir haftanın sonunda Türkler hakkındaki fikri sorulduğunda şunları söylüyor :

        Türklerin evine gittiğinizde, tanımasalar da buyur ediyorlar. Siz oturmadan kimse oturmuyor. Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor. En iyi yere sizi oturtuyorlar. Siz yemeğe başlamadan kimse başlamıyor. Zorla her yemekten tattırıyorlar. Siz kalkmadan kimse, evin çocuğu bile sofradan kalkmıyor. Cay, kahve, meyve, ikram bitmiyor. Herkes sizi rahat ettirmek için uğraşıyor. Kumandayı elinize veriyorlar. Sırtınıza, altınıza yastık konuyor. Yorgunluktan ölseler bile siz kalkmadan kimse gidip yatmıyor. Gitmeye yeltendiğinizde bu kez bırakmıyorlar. Yataklarını veriyorlar, kendileri kanepede, koltukta yatıyor.

Sonra evden çıkıyorsunuz ayni adamlar 180 derece değişiveriyor. Herkes arabasını üstünüze sürüyor. Arabanın burnunu çıkarmazsanız kimse yol vermiyor. Kornalar, küfürler. Şerit değiştirmek bile mümkün değil. Yayaysanız ışık olmayan bir  geçitten mümkünü yok gecemizsiniz.

Evde öyle, arabada böyle, nasıl oluyor? Bu isi çözemedim…

www.saitcamlica.com

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

İNSAN YETİŞTİRME SAVAŞI

Şubat 17, 2007 at 6:30 pm (YAYINLANMIŞ YAZILARIM)

Nasıl beklerse tarlada başaklar önce “buğday” sonra “un” olmayı, öylece bekler çocuklar, zamanın çarklarınca öğütülüp “insan” olmayı. Zamanın çarkları döndükçe kimimiz un oluruz kimimiz un-ufak.

Rus-Japon savaşının meşhur komutanlarından Amiral Togo, kanlı savaş sonrası ülkesine döndüğünde, bir kahramana yakışır şekilde karşılanmış. Tüm ülke yönetiminin katıldığı karşılama sonrasında, Amiral Togo’nun şerefine verilen yemek programının ardından Başbakan ayağa kalkmış ve “Sayın Amiralim! Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

ÖĞRENCİLERDEN AYNI BAŞARIYI BEKLEMEK..

Şubat 17, 2007 at 8:48 am (Öğretmen & Öğrenci Hikayeleri)

Eğitimciler için çok derin anlamı olan bir hayvan öyküsü anlatılır. Bu öyküyü dinlerken bazıları sadece gülüyor ancak bu öyküden alması gereken dersi almıyor. Tavşan, kuş, balık, sincap, ördek ve öteki hayvanlar bir okul kurmaya karar verirler. Her biri, bir öğretim programı hazırlamaya başlar. Kuş uçmanın, balık yüzmenin, sincap ağaca tırmanmanın ve öteki hayvanlarda kendi özelliklerinin öğretim programına alınmasını diretirler. Böylece, Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 4 Yorumlar

Next page »